Sustainable Brands Türkiye 2026, iş dünyasını dönüşüm gündemiyle buluşturdu
Sustainable Brands Türkiye 2026, “ALL RISE: Kesişen Riskler Çağında Kolektif Yükseliş” temasıyla 29-30 Eylül’de İstanbul’da gerçekleştirildi. 100’ü aşkın konuşmacı ve 50’den fazla oturumda sürdürülebilirlik, yapay zekâ, dayanıklı büyüme, iklim finansmanı ve COP31 gündemi ele alınırken; bu yıl ilk kez düzenlenen Road to COP31 Sahnesi, iş dünyasının iklim hedeflerini yatırım ve stratejik kararlarla buluşturdu.

29-30 Eylül tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen Sustainable Brands Türkiye 2026, bu yıl "ALL RISE: Kesişen Riskler Çağında Kolektif Yükseliş" temasıyla iş dünyası, marka liderleri, akademi, kamu ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. 100'ü aşkın konuşmacı, 30'dan fazla uluslararası isim ve 50'yi aşkın oturumun yer aldığı konferansta sürdürülebilirlik, dayanıklı büyüme, yapay zekâ, tüketici davranışları ve COP31 gündemi kapsamlı şekilde ele alındı.
Sürdürülebilirlik, Büyüme ve Rekabet Gündemi
Sustainable Brands, Brands For Good, Road to COP31 ve International Hall sahnelerinde gerçekleştirilen oturumlarda; sürdürülebilirliğin şirketlerin büyüme, yatırım ve rekabet stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiği vurgulandı. Katılımcılar, ekonomik belirsizlikler, iklim krizi ve teknolojik dönüşüm karşısında güvenin, inovasyonun ve iş birliklerinin rolünü değerlendirdi.
Ana sahnede liderlik, değişen tüketici dinamikleri, yapay zekâda etik ve insan odaklı dönüşüm, gıda sistemleri ve değer zincirleri öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Brands For Good Sahnesi'nde ise markaların davranış değişimini destekleme ve toplumsal etki yaratma gücü tartışılırken; fırsat eşitliği, sorumlu iletişim ve greenwashing riskleri de gündeme geldi.
Road to COP31 Sahnesi İlk Kez Hayata Geçirildi
Bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Road to COP31 Sahnesi, Türkiye'nin Kasım 2026'da Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde iklim hedeflerini yatırım, finansman, üretim ve risk yönetimi perspektifiyle ele aldı. Oturumlarda şirketlerin geçiş planlarını bütçelerine ve yönetim kurullarının stratejik gündemine yansıtmalarının önemi vurgulandı.
Türkiye'nin 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 GW kurulu güce ulaşma hedefi için yaklaşık 80 milyar dolarlık yatırım ihtiyacı bulunduğu paylaşılırken, enerji dönüşümünün şebeke altyapısındaki gelişimle eş zamanlı ilerlemesi gerektiğine dikkat çekildi. İklim finansmanına erişim, enerji verimliliği, su yönetimi ve iklim dayanıklılığı da öne çıkan konular arasında yer aldı.
Döngüsel Ekonomi ve Yeni Düzenlemeler
Döngüsel ekonomi odaklı oturumlarda Avrupa Birliği'nin plastik ve ambalaj düzenlemeleri ile geri dönüştürülmüş içerik gereklilikleri değerlendirildi. Türkiye'de 1 Temmuz itibarıyla uygulanmaya başlayan Depozito İade Sistemi kapsamında 410 milyon ambalaja ulaşıldığı, COP31 öncesinde ise 1 milyar iadeye ulaşılmasının hedeflendiği aktarıldı.
Küresel Perspektifler ve Uluslararası Konuşmacılar
Konferansın uluslararası konuşmacıları, kesişen riskler karşısında iş dünyasının kolektif hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti. Thomas Kolster şirketler ve kurumlar arasındaki iş birliklerinin önemini vurgularken, Caterina Occhio sürdürülebilirliğin gelir artışı, inovasyon ve tedarik zinciri dayanıklılığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Vincent Avanzi ise ortak bir gelecek anlatısının liderlik açısından dönüştürücü gücüne değindi.
Konferansın ikinci gününde ücretsiz ve herkese açık olarak gerçekleştirilen International Hall oturumlarında ise küresel bakış açıları paylaşıldı. Raphael Bemporad sürdürülebilirlik iletişiminin kaygı üretmekten çok katılım ve eylemi teşvik etmesi gerektiğini belirtirken, Dave Birss yapay zekâ çağında insan muhakemesi ve bağımsız düşünmenin önemine dikkat çekti.
"Hedefleri Yatırım Kararlarına ve Bütçelere Yansıtmalıyız"
Sustainable Brands Türkiye Ülke Başkanı Semra Sevinç, konferans sonrasında yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
"Bu yıl ilk kez hayata geçirdiğimiz Road to COP31 sahnesi, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31'e giden süreçte iş dünyasının üstlenebileceği rolü çok daha güçlü biçimde gündeme taşıdı. Artık hedefleri konuşmanın ötesine geçerek, bu hedefleri yatırım kararlarına, bütçelere ve iş yapış biçimlerimize yansıtmak zorunda olduğumuzu görüyoruz."
Destek Veren Kurumlar
Sustainable Brands Türkiye 2026'nın destekçileri arasında Borusan Otomotiv-BMW, Eti, Ferrero Fındık, Yapı Kredi Step, Doğuş Teknoloji, Hayat Kimya, Nestlé, L'Oréal Türkiye, Akademi Çevre, Cargill, Coca-Cola, Arçelik, Turkish Airlines, TikTok Live, Radyo Voyage ve Artı PR yer aldı.
