Temelleri 1944 yılında atılan Ülker bugün dünyanın dört bir yanında 100’ün üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Bisküvi, çikolata, kek kategorilerindeki geniş ürün yelpazesiyle Türkiye, Suudi Arabistan, Kazakistan ve Mısır’da yer alan toplam 13 fabrikada üretime devam ediyor. Türkiye’yi üretim üssü haline getiren Ülker ürünleriyle dünyanın dört bir yanında ‘Made in Türkiye’ etiketiyle tüketicilerle buluşuyor. Ülker sürdürülebilirliği iş yapış şeklinin merkezine yerleştirerek Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor.

Ülker İş Modellerini Küresel Amaçlar ile Nasıl Uyumlaştırıyor?

  • SDG 1

    Yoksulluğa Son

    Fildişi Sahili'nde Yıldız Holding bünyesinde kurulan ihracat şirketimiz Fildişi Company aracılığıyla kakao tedarikimizi gerçekleştiriyoruz. Böylelikle tedarik zincirinde yer alan kooperatifler ve çiftçilerimizin refahını desteklemek üzere, kakao çiftçileri ile doğrudan çalışma olanağı buluyoruz. Çiftçileri önemsiyoruz ve refah düzeylerini artırmayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz Farmforce anketleriyle çiftçilerin gelir düzeylerine dair bilgi topluyoruz. Toplanan verileri göz önünde bulundurarak gelir getiren işler (IGA) üzerinde çalışıyoruz ve çiftçi refahını artırmak için çeşitli projeler (tarımsal ormancılık vb.) geliştiriyoruz. 2023 yılında, çocukların çalıştırılmaması ve takibi için başlattığımız izleme ve iyileştirme çalışmalarımız kapsamında ekibimizi kurduk. Bu ekip ve kooperatif temsilcileri sayesinde oluşturduğumuz ağ ile alım yaptığımız kooperatiflerdeki 3568 aileye ulaştık ve risk altındaki ailelere duyarlılık kazandırmak için ilgili eğitimleri verdik. Okul döneminde, COODIG kooperatifindeki çiftçi ailelerin çocuklarına 1200 okul kiti dağıttık. Tarımsal ormancılık faaliyetlerimiz kapsamında 124 çiftçinin kakao üretimini kapsayan 250 hektarlık bir alan pilot bölge seçildi ve çalışmalara başlandı. Takip ettiğimiz tarımsal ormancılık yol haritamız, Fildişi tedarik zincirindeki kakao yetiştiren ailelerin sosyo-ekonomik yaşam koşullarını iyileştirmelerine ve doğal kaynakların korunmasına katkıda bulunmalarına olanak tanıyor.

  • SDG 2

    Açlığa Son

    Artan dünya nüfusunu beslemek için tarımsal üretimin 2050’ye kadar iki katına çıkması gerekiyor. Ancak, iklim krizi ve su stresi gibi çevresel sorunlar gıda güvenliğini riske atıyor. Bu nedenle, çiftçilerimizle çalışarak iklim değişikliğine dayanıklı ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırıyoruz.

    Sürdürülebilirlik stratejimiz kapsamında, yerel ve sürdürülebilir ham madde tedarikine öncelik veriyor, gıda güvenliği ve sürdürülebilir gıda sistemleri üzerine projeler üretiyoruz. Bu kapsamda, Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü ile geliştirdiğimiz “Aliağa Bisküvilik Buğdayı” projesiyle, hastalık ve kuraklığa dayanıklı buğday ıslahını gerçekleştirdik. 2022 Ekim ayından itibaren ürünlerimizde kullanmaya başladık.

    Ayrıca, onarıcı tarım projeleriyle çiftçilerimize uydu izlemeleri ve sensör uygulamaları gibi teknolojik uygulamaların yanı sıra, modern tarım teknikleri sunarak toprak sağlığını iyileştirmeyi ve karbon ayak izini azaltmayı amaçlıyoruz. Kırıkkale ve Çorum’da başlattığımız program kapsamında çiftçilere uydu tabanlı saha izleme, dijital toprak analizi ve bireysel tarım planlaması gibi destekler sağlıyoruz. Bunun yanında, biyofortifikasyon çalışmalarıyla buğdayın çinko ve selenyum oranlarını tarlada artırarak besleyici değerini yükseltmeyi hedefliyoruz. Bu projelerle çevreye duyarlı ve verimli bir gıda üretim zinciri oluşturmayı amaçlıyoruz.

  • SDG 3

    Sağlık ve Kaliteli Yaşam

    Lider gıda şirketi olarak gıda sektörünü her zaman daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Aralarında çocuk ve gençlerin bulunduğu tüketicilerimizi doğru yönlendirme, önemli sorumluluklarımız arasında yer alıyor. Toplumda dengeli beslenme ve iyi yaşam alışkanlarının benimsenmesi için çalışıyoruz. Herkesin farklı beslenme ihtiyacı ve tercihi olabileceğini göz önünde bulundurarak yenilikçi bakış açımızla ürünlerimizi çeşitlendiriyoruz. Bu bağlamda yol haritamızı tüketicilerimizden gelen geri bildirimlerle, bilimsel veri ve yöntemlerle şekillendiriyoruz. “Ürünlerimizin besin değerini artırmaya”, “porsiyon kontrolünü kolaylaştırmaya” ve “şeker, tuz ve yağ miktarını azaltmaya” odaklanıyoruz.

  • SDG 4

    Nitelikli Eğitim

    Şirket içi dijital eğitim platformumuz kapsamında verdiğimiz eğitimler, esenlik ve yüz yüze eğitim programlarımız aracılığıyla tüm çalışanlarımızın” Yaşam boyu öğrenme" kültürünü kazanmasını amaçlıyoruz. Gençlerin potansiyellerini keşfedeceği platformları oluşturmak ve projeleri desteklemek üzere oluşturduğumuz bizz@kampüs ve Commercial Talent İşe Alım Programları kapsamında şimdiye kadar 23 genç yetenek şirketimiz bünyesinde çalışmaya başladı.

  • SDG 5

    Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

    Yıldız Holding’in imzaladığı Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri ve G20 Kadının Güçlenmesi Manifestosunun gerekliliklerine uygun olarak hareket ediyoruz. Ayrıca, 2022 yılında ilk defa veri girişi yaptığımız Bloomberg Gender Equality Index’in kriterlerini takip ediyoruz. 2030 yılına kadar kadın çalışan oranımızı %35’e ve yönetim kademelerindeki kadın çalışan oranımızı ise %40’a çıkarmayı hedefliyoruz. 2023 yıl sonu itibarıyla tüm çalışanlarımızın %29’u, üst yönetimin ise %31’i kadınlardan oluşuyor. Bu doğrultuda yeni işe alımlarda %50 kadın istihdamı hedefimiz doğrultusunda 2023 yılında %43 oranına ulaştık.

  • SDG 6

    Temiz Su ve Sanitasyon

    Operasyonlarımızda verimlilik çalışmaları ve değer zincirinde ham madde projeleriyle su kaynaklarını korumaya katkıda bulunuyoruz. Fabrikalarımızda su çekimini azaltmak, atık suyu geri dönüştürmek ve yağmur suyunu toplamak gibi yöntemlerle su kullanımını en aza indirmeyi hedefliyoruz. Su yönetiminde yaşam döngüsü yaklaşımını benimseyerek üretim tesislerimizde suyun çevresel etkilerini izleyerek, ölçerek ve verimliliği artırarak en aza indiriyoruz. Bu kapsamda, ISO 14046 standardının ilke ve gerekliliklerine uygun şekilde su ayak izimizi hesaplıyoruz. Bu çalışma kapsamında, ürüne entegre olan ve buharlaşan su gibi tüketimler fabrika bazında ayrıştırılarak atık su oranları ISO 14046 Su Ayak İzi standardına uygun şekilde raporlanıyor ve bağımsız dış denetim firması tarafından doğrulanıyor.

  • SDG 7

    Erişilebilir ve Temiz Enerji

    Operasyonlarımızda verimlilik çalışmaları ve değer zincirinde ham madde projeleriyle su kaynaklarını korumaya katkıda bulunuyoruz. Fabrikalarımızda su çekimini azaltmak, atık suyu geri dönüştürmek ve yağmur suyunu toplamak gibi yöntemlerle su kullanımını en aza indirmeyi hedefliyoruz. Su yönetiminde yaşam döngüsü yaklaşımını benimseyerek üretim tesislerimizde suyun çevresel etkilerini izleyerek, ölçerek ve verimliliği artırarak en aza indiriyoruz. Bu kapsamda, ISO 14046 standardının ilke ve gerekliliklerine uygun şekilde su ayak izimizi hesaplıyoruz. Bu çalışma kapsamında, ürüne entegre olan ve buharlaşan su gibi tüketimler fabrika bazında ayrıştırılarak atık su oranları ISO 14046 Su Ayak İzi standardına uygun şekilde raporlanıyor ve bağımsız dış denetim firması tarafından doğrulanıyor.

  • SDG 8

    İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme

    Binden fazla tedarikçiyle çalışan büyük bir gıda şirketi olarak sadece şirketimizin değil, aynı zamanda tedarikçilerimizin de ekonomik, sosyal ve çevresel etkilerini iyileştirmeyi, insana ve doğaya saygılı üretimi zincirin her halkasında güvence altına almayı önemsiyoruz. Bu doğrultuda, tedarikçilerimizi uluslararası sertifika süreçlerine dahil olmaları yönünde teşvik ediyoruz. 

    Tüm tedarik zinciri boyunca pozitif etki üretme vizyonuyla hareket ederek sürdürülebilir kakao tedariki yaklaşımını Gezegen, Toplum ve Ürün başlıkları altında topladık. Bu üç ana başlık altında odaklanılan konuların çiftçi refahından izlenebilirliğe, ormansızlaşma ve tarımsal ormancılıktan çocuk işçiliği sorunu, sorumlu üretim uygulamalarından sertifikalı tedarike kadar geniş bir alanı kapsaması için çalıştık. Bu alanlarda etkili sonuçlara ulaşmak ve stratejinin bütün değer zincirine yayılması ve kurum içerisinde benimsenmesi için gerekli hedefler belirledik ve eylemler tasarladık. 

    Küresel salgınla değişen iş ortamı ve koşulları, şirketlerin daha insan ve amaç odaklı çalışmasının önemini gösterdi. Değişen koşul ve küresel trendlere yanıt vermek, rekabet gücümüzü artırırken yeteneklerin çalışmak isteyeceği bir şirket olarak konumlanmayı sürdürmek için insan kaynağına sürekli yatırım yapıyor; çalışanlarımızla birlikte güçleniyoruz. 

    Amacımız toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısını yaygınlaştırmak ve bu konuda farkındalığı artırmak, kadınları kariyer yolculukları boyunca desteklemek. Bunun için kadın istihdam oranını artırmaya yönelik hedefler koyuyor, kadınlara yönelik liderlik ve mentorluk programları geliştiriyoruz. 2021 yılı itibariyle özellikle kadının güçlenmesine yönelik bir yol haritası üzerinde çalışıyoruz. Diğer yandan çeşitliliği artırmak için engelli çalışanlara yönelik uygulamaları artırıyoruz. Engelli bireylerin eğitim ve istihdamına katkı sağlayacak modeller oluşturuyoruz.

  • SDG 9

    Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı

    Araştırma ve geliştirmeye verdiğimiz önem ve yenilikçi kültürümüzle sürdürülebilir büyüme hedeflerimize adım adım yaklaşıyoruz. Tüketicilerimizin taleplerini dikkate alarak ve trendleri takip ederek inovatif ürünleri onlarla buluşturuyoruz. 

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından sertifikalandırılmış iki Ar-Ge merkezimizde araştırma ve geliştirme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu merkezlerde, yurt içi ve yurt dışındaki üniversiteler, TÜBİTAK ve diğer araştırma kurumlarıyla iş birliği yaparak, Ülker’in faaliyetlerine ve sektöre değer katacak bilimsel araştırma projeleri yürütüyoruz. 

    Ayrıca, üretim süreçlerimizde operasyonel mükemmelliği sağlamak için verimlilik artırma, iş güvenliği, kalite, optimizasyonu, enerji tasarrufu ve nesnelerin interneti (IoT) gibi konularda iyileştirmeler yapıyoruz. Bu çabalarımızla, sanayi ve altyapının sürdürülebilirliğine katkıda bulunmayı hedefliyoruz.

  • SDG 10

    Eşitsizliklerin Azaltılması

    Ülker olarak işe alımdan yetenek yönetimine kadar tüm süreçlerimizde çalışanlarımızın mutluluğunu ve eşitliğini sağlamayı öncelikli hedeflerimiz arasında görüyoruz. Çevik, insan odaklı, şeffaf ve kapsayıcı bir organizasyon yapısı oluşturarak, etik ilkelere, kazanılan davranışlara ve veriye dayalı kararlara bağlı bir kültürü benimsiyoruz. Bu doğrultuda, güçlü bir işveren markası oluşturma yolunda insan kaynağımıza sürekli yatırım yapıyor ve çalışanlarımızla birlikte güçleniyoruz.  

    Kapsayıcılığı ve fırsat eşitliğini önemsiyor, toplumsal cinsiyet eşitliğini destekliyoruz. Eşit işe eşit ücret ilkesine bağlı kalarak, kadın ve erkek çalışanlarımızın eşit koşullarda çalışmasını sağlıyoruz. Bu doğrultuda düzenli analizler yapıyor ve gerekli iyileştirmeleri uyguluyoruz.  

    Kadınların ekonomik hayata aktif katılımını artırmak amacıyla çeşitli projeler yürütüyoruz. "Fındıktan Fazlası" programımızda kadın çiftçileri güçlendirmek için eğitim ve saha desteği sağlarken, "Kakaodan Fazlası" programımız kapsamında kadınlara yönelik mobil sağlık hizmetleri ve farkındalık çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Her iki projede de kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha etkin roller üstlenmesini destekliyor, sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunuyoruz.  

    Bu çabalarımızla, yalnızca şirketimizde değil, toplum genelinde de eşitsizliklerin azaltılmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz.

  • SDG 11

    Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar

    Kapsayıcı ve sürdürülebilir kentleşme, çevremizin doğal mirasının korunması, şehirlerin çevresel etkilerinin azaltılması, fabrikalarımızın çevresel etkilerini en aza indirilmesi kapsamında çalışmalar yürütüyoruz. Doğal afetlerin olumsuz etkilerinin azaltılması ve dirençli binaları desteklemek üzere, fabrikalarımızın depreme dayanıklılığını güçlendirmek için çalışmalar yapıyoruz. Kaynak verimliliğini desteklemek ve doğal kaynak tüketimini azaltmak için atık suyun yeniden kullanımı ve su verimliliği gibi projeler geliştiriyor ve uyguluyoruz. Gebze Fabrikamız 2019’da BREEAM Yeşil Bina Sertifikasını GOOD seviyesinde almaya hak kazandı ve alanında bu sertifikaya sahip ilk bina oldu. Gebze, Ankara ve Topkapı fabrikaları için yeşil bina sertifikasyon süreçleri devam ediyor. Bunun yanında 2024 yılında tüm fabrikalarımız “Toprağa Sıfır Atık-Zero Waste to Landfill” belgesi aldı. Sürdürülebilir ulaşımı desteklemek üzere personel servis hizmeti sağlıyor hem lojistik ağından hem de personel servislerine rota optimizasyonu ile emisyonlarımızı azaltmayı hedefliyoruz.

  • SDG 12

    Sorumlu Üretim ve Tüketim

    Dünyadaki tüm yaşamın sürdürülebilirliği sağlıklı bir doğaya dayanıyor. Bu nedenle doğal kaynakları korumak ve biyoçeşitliliği desteklemek işimizin ayrılmaz bir parçası. Çevresel etkimizi en aza indirmek, yaşam kaynağımız olan toprak, su ve biyoçeşitliliği korumak önceliklerimiz arasında yer alıyor. 

    İklim krizi, enerji, su, atık ve ambalaj yönetimi konularına odaklanıyoruz. Enerji ve su verimliliğini artırmayı, karbon salımlarını azaltmayı ve sıfır atık hedefine ulaşmayı stratejik hedeflerimiz olarak belirledik. Yenilikçi teknolojiler ve operasyonel mükemmeliyet ilkeleriyle karbon salım artışı olmadan büyümeyi sürdürüyoruz. 

    En çok kullandığımız ham maddeler olan buğday, kakao, fındık, şeker ve bitkisel yağın sorumlu ve sürdürülebilir yöntemlerle tedarik edilmesini sağlamak için çeşitli projeler yürütüyoruz. Kakao tedarikinde şeffaflık ve izlenebilirliği artırmak için kendi izleme sistemimizi geliştirdik. Aynı zamanda, tedarik zincirimizde ormansızlaşmayı önleme taahhüdümüz doğrultusunda sorumlu üretimi destekliyoruz. 

    Ambalaj tasarımında, sürdürülebilir malzeme kullanımı için belirlediğimiz yol haritasına uygun olarak çalışmalarımız devam ediyor. Malzeme türleri, tedarik koşulları ve dolum hatlarının uygunluğu gibi kriterleri dikkate alarak ambalaj malzemelerinin çevresel etkisini en aza indirmeyi hedefliyoruz. Yıldız Holding’in dahil olduğu İş Dünyası Plastik Girişimi kapsamında 2030’a kadar 1.000 ton plastik azaltımı hedefine katkı sağlıyoruz. Ambalajlamada malzeme tasarrufu ve çevresel etkimizi azaltma amacıyla çeşitli inovasyon faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. Türkiye’deki tüm fabrikalarımıza “Zero Waste to Landfill” (Toprağa Sıfır Atık) belgesini almış bulunmaktayız.  

    Değişen tüketici beklentileri doğrultusunda, ürünlerimizdeki şeker, yağ ve tuz oranlarını düşürüyor, iyi yaşamı ve dengeli beslenmeyi teşvik ediyoruz. Sürdürülebilir üretim ve tüketim anlayışımızla, doğal kaynakların korunmasına ve tüketici sağlığının desteklenmesine katkıda bulunuyoruz.

  • SDG 13

    İklim Eylemi

    İklim krizinin beraberinde getirdiği etkiler hem çevresel hem de sosyal alanlarda varlığını giderek daha fazla hissettiriyor. Küresel ısınmayı 1.5 °C derecenin altında tutmayı amaçlayan ve 2015 yılında ortaya konan Paris Antlaşması’nı takiben 2019 yılında Avrupa Yeşil Mutabakatı ile Avrupa’nın 2050 net sıfır hedefi vermesi gibi gelişmelere paralel iklim krizine yönelik gündem hızlanıyor. 2014-2024 Sürdürülebilirlik yolculuğumuz sonrası , ikinci faz olan 2050 “Net Sıfır” hedefimiz kapsamında 2030 ve 2050 net sıfır yol haritasını hazırladık. Bilim Temelli Hedef Girişimi (Science Based Targets initiatives – SBTi)'ne uyumlu olarak 2030 ara hedefi ve 2050 net sıfır taahhüdünü vererek Türkiye’de bu taahhüdü veren üç gıda şirketinden biri olduk. 

    Ülker’de özellikle karbon salımı ve enerji tüketimi gibi büyük önem taşıyan alanlarda belirlediğimiz hedeflere ulaşmak için çalışmalar yürütüyoruz. İklim değişikliği stratejimizi geliştirirken, Karbon Saydamlık Projesi (CDP) kapsamında 2016 yılından bu yana karbon salımlarımızı şeffaf bir şekilde paylaşmaya devam ediyoruz. 2023'te Karbon Saydamlık Projesi (CDP) su güvenliği skorumuzu B’ye yükseltirken, iklim değişikliği skorumuzu B olarak koruduk ve 2015'ten beri Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi'nde yer almaya devam ediyoruz. 2024’te Borsa İstanbul’un Sürdürülebilirlik 25 endeksine girdik. 2014 yılından itibaren gerçekleştirilen enerji verimliliği projeleriyle birlikte toplam 76.811 MWh enerji tasarrufu sağladık.

  • SDG 14

    Sudaki Yaşam

    Gıda üretiminde suyun kritik önemi göz önüne alındığında, su kaynaklarının azalması küresel gıda güvenliği için büyük bir risk oluşturuyor. Birleşmiş Milletler'in 2024 Dünya Su Kalkınma Raporu'na göre, tarımsal sulama dünya genelinde kullanılan toplam suyun yaklaşık %72'sini oluşturuyor. Sürdürülebilir kalkınma için su kaynaklarını korumak ve sürdürülebilir kullanmak adına, operasyonlarımızda verimlilik çalışmaları ve değer zincirinde ham madde projeleriyle su kaynaklarını korumaya katkıda bulunuyoruz. Fabrikalarımızda su çekimini azaltmak, atık suyu geri dönüştürmek ve yağmur suyunu toplamak gibi yöntemlerle su kullanımını en aza indirmeyi hedefliyoruz. Tüm fabrikalarımızda, operasyonlarımızdan kaynaklanan atık suları yerel otoritelerin belirlediği deşarj limitlerinin çok daha altında; fiziksel, kimyasal ve biyolojik arıtma sistemleriyle arıtıyor ve uygun şekilde deşarj ederek çevresel etkimizi azaltıyoruz. Ülker Topkapı ve Gebze fabrikalarımızda yağmur suyu hasadı yapıyor, Topkapı fabrikamızda bulunan Ultrafiltrasyon (UF) ve Ters Ozmoz (RO) sistemleriyle su geri kazanımını artırıyoruz. 2023 yılında, 1.206 ton yağmur suyunu ve 1.667 ton atık suyu altyapı tesislerinde yeniden kullanmak üzere geri kazandık. Plastik ambalaj kullanımını 220 ton, kağıt kullanımını ise 700 ton azalttık. Plastik ambalajlarımızın %97'si geri dönüştürülebilir, tekrar kullanılabilir veya kompostlanabilir hale geldi.

  • SDG 15

    Karasal Yaşam

    Sorumlu üretim ve tüketim anlayışımızla kaynaklarımızı etkin kullanarak "israfsız şirket" modeliyle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Geri dönüşüm ve kazanım mekanizmalarını aktif bir şekilde kullanıyor, döngüsel ekonomiyi destekleyen modelleri hayata geçiriyoruz. Biyoçeşitliliğin korunmasına büyük önem veriyor ve doğayı koruma çalışmalarımız kapsamında topraklarımızı fidanlarla buluşturuyoruz. Bu çerçevede, Ülker Güzel Ülkem Ormanı projemiz kapsamında Ankara, Karaman, Kocaeli, Hatay, Muğla, Gümüşhane, Eskişehir ve Elazığ'da toplam 178.500 fidanımız büyüyor. 

    Biyoçeşitliliğin korunması ve artırılması, sürdürülebilirlik vizyonumuzun önemli bir parçasını oluşturuyor. Faaliyetlerimizin biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini değerlendiriyor, izliyor ve belirlediğimiz hedefler doğrultusunda hareket ediyoruz. Kakao üretimi yapılan bölgelerde başlattığımız tarımsal ormancılık programıyla, biyoçeşitliliği ve lokal türlerin korunmasını destekliyor ve üretim alanlarının çevresel sürdürülebilirliğini artırıyoruz. Çiftçiler, bu proje kapsamında daha çeşitli ve dayanıklı ekosistemler oluşturarak hem doğaya hem de kendi ekonomik refahlarına katkıda bulunuyor. 

    Yine Kakaodan Fazlası programımız kapsamında, kakao tedarik ettiğimiz bölgelerde ormansızlaşmanın önlenmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Bu bağlamda doğrudan alım yaptığımız kooperatiflerde %100 ormansızlaştırma olmadığını her sene doğrulatıyoruz. Çiftçilerimize tarımsal ormancılık ve iyi tarım uygulamaları konusunda eğitimler veriyor, zirai ilaçların doğru kullanımı hakkında bilinçlendiriyoruz. Ayrıca, Fındıktan Fazlası projemizle, fındık üreticilerine sürdürülebilir tarım teknikleri, fındık zararlılarıyla mücadele, yabancı otların kontrolü ve hastalıkların yönetimi konularında eğitimler veriyoruz. Böylece, çiftçilerimizin bilgi ve becerilerini artırarak, tarımsal üretimde verimliliği ve çevresel sürdürülebilirliği destekliyoruz.

  • SDG 17

    Amaçlar için Ortaklıklar

    Sorumlu üretim ve tüketim anlayışımızla kaynaklarımızı etkin kullanarak "israfsız şirket" modeliyle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Geri dönüşüm ve kazanım mekanizmalarını aktif bir şekilde kullanıyor, döngüsel ekonomiyi destekleyen modelleri hayata geçiriyoruz. Biyoçeşitliliğin korunmasına büyük önem veriyor ve doğayı koruma çalışmalarımız kapsamında topraklarımızı fidanlarla buluşturuyoruz. Bu çerçevede, Ülker Güzel Ülkem Ormanı projemiz kapsamında Ankara, Karaman, Kocaeli, Hatay, Muğla, Gümüşhane, Eskişehir ve Elazığ'da toplam 178.500 fidanımız büyüyor. 

    Biyoçeşitliliğin korunması ve artırılması, sürdürülebilirlik vizyonumuzun önemli bir parçasını oluşturuyor. Faaliyetlerimizin biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini değerlendiriyor, izliyor ve belirlediğimiz hedefler doğrultusunda hareket ediyoruz. Kakao üretimi yapılan bölgelerde başlattığımız tarımsal ormancılık programıyla, biyoçeşitliliği ve lokal türlerin korunmasını destekliyor ve üretim alanlarının çevresel sürdürülebilirliğini artırıyoruz. Çiftçiler, bu proje kapsamında daha çeşitli ve dayanıklı ekosistemler oluşturarak hem doğaya hem de kendi ekonomik refahlarına katkıda bulunuyor. 

    Yine Kakaodan Fazlası programımız kapsamında, kakao tedarik ettiğimiz bölgelerde ormansızlaşmanın önlenmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Bu bağlamda doğrudan alım yaptığımız kooperatiflerde %100 ormansızlaştırma olmadığını her sene doğrulatıyoruz. Çiftçilerimize tarımsal ormancılık ve iyi tarım uygulamaları konusunda eğitimler veriyor, zirai ilaçların doğru kullanımı hakkında bilinçlendiriyoruz. Ayrıca, Fındıktan Fazlası projemizle, fındık üreticilerine sürdürülebilir tarım teknikleri, fındık zararlılarıyla mücadele, yabancı otların kontrolü ve hastalıkların yönetimi konularında eğitimler veriyoruz. Böylece, çiftçilerimizin bilgi ve becerilerini artırarak, tarımsal üretimde verimliliği ve çevresel sürdürülebilirliği destekliyoruz.